Postane Memuru Kenan’ın Olmayan Elinin Gönlümüze Oturan Ağırlığı

Postane Memuru Kenan’ın Olmayan Elinin Gönlümüze Oturan Ağırlığı

Postane memuru Kenan, o gece, uzun yolun üzerine yüklediği yorgunluk yüzünden erken saatte yattı. Yıllık iznini ailesinin yanında geçirmekti niyeti. Uyandığında erkendi saat. Annesi tarladan gelmişti. Mutluydu. Nasıl mutlu olmasın? Tek evladı şenlendirmişti evi.  Çayı kaynatıyor, bahçeden topladığı domatesleri doğruyor bir yandan da giyilmekten bollaşmış, eski tişörtünü çekerek hararetini dindirmeye çalışıyordu. Kenan, uykulu gözlerle seyretti annesini. Kadın, kahvaltının hazır olduğunu söylemek için kafasını mutfak tezgâhından kaldırdığında oğlunun onu izlediğini fark etti. Kenan’la göz göze gelen annesi, -kaç yaşında olursa olsun- sabah mahmurluğunun oğluna en çok yakışan giysi olduğunu hatırladı. Gülümsedi. Gençleşti birden. Kenan’ın yanına geldi. Sarıldı. Sofrayı kurdu. Sabah namazından dönen babası elini başına götürüp “Selamün Aleyküm” diyerek girdi içeri. Camii dönüşünde aldığı ekmeği sofraya koydu. Annesi komşudan aldığı taze yumurtayı yağda kızartıp bıraktı sofranın ortasına. Sarıları dağılmamıştı. Tam oğlunun sevdiği gibi. Yumurtanın sarılarını patlatmak isteyen Kenan,  ucunda el olmayan kolunu koydu ekmeğin üzerine. Sağlam eliyle kopardı. Sonra elini sofranın altına sakladı. Oğlunun elini utanarak sofranın altına sakladığını gören annesinin gözü, daha sonra duvarda asılı fotoğrafa doğru yürüdü. Ağzı mutluluktan kocaman açılmış küçük bir kız çocuğu gülüyordu Kenan’ın omuzlarında. İki eli de tamdı Kenan’ın. Eskimeye başlamıştı fotoğraf. Kız yaşasaydı şimdi ilkokul üçe başlayacaktı. Çok kalamadı fotoğrafın üzerinde göz. Kalsaydı yaşarabilirdi. Bunu bildiğinden hemen toparladı kendisini. Kendisini toparlayan göz, sırasıyla kısmetse önümüzdeki yaz badana yapılacak duvarların tavanla birleştiği noktalardaki rutubet karartısına, açık bahçe kapısından onları seyreden kedinin sırtına bastıktan sonra tekrar sofraya döndü. Yumurtanın yarısından çoğu bitmişti. Sofradan kalktı Kenan. Kapı önüne sigara içmeye çıktı. Sofrayı toplayan annesi, komşuları Münevver hanımların, şehir merkezinde hemşirelik yapan bekar kızı Gülten konusunu açmak için doğru zaman olmadığına kanaat getirdi. Bu esnada sofra artıklarından ümidini kesen kedi, fındık ağacının dalında gölgelenen saka kuşunu gözüne kestirmiş ağacın gövdesine tırmanmak için hareket etmeye başlamıştı.

                                                                                                                                                                    Recep Kayalı

  • » Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit.
  • » Suspendisse in nunc aliquam, sagittis neque eget, lacinia nunc.
  • » Sed gravida ipsum in purus porttitor, nec vehicula metus sollicitudin.
  • » Duis ut neque molestie, placerat lectus sed, vehicula elit.